Bu Bir Uyarı Yazısıdır. Bir İfşa Günlüğüdür.
Bu siteyi açmamın tek bir sebebi var:
Kendisini “Forex Avukatı” olarak tanıtan Veli Savun ismi etrafında dönen karanlık düzeni anlatmak.
Bu bir haber değil.
Bu bir basın bülteni hiç değil.
Bu, yaşanmışlıkların, canı yanan insanların ve artık susmak istemeyen mağdurların yazısı.
Eğer bu isimle yolun kesiştiyse, dur.
Bir kez daha düşün.
Çünkü yalnız değilsin.
“Forex Avukatı” Maskesinin Arkası
Veli Savun kendini, forex piyasasında parasını kaybetmiş insanlara yardım eden biri gibi tanıtıyor.
Konuşması düzgün.
Sesi sakin.
Sanki seni gerçekten anlıyormuş gibi.
“Paranı geri alabiliriz.”
“Bu kurumlar zaten suçlu.”
“Merak etme, ben bu işin içindeyim.”
İlk başta herkes aynı şeyi düşünüyor:
“Belki de gerçekten yardımcı olacak biriyle karşılaştım.”
Ama sonra taşlar yerine oturmaya başlıyor.
Ve tablo hiç de masum değil.
Veli Savun – Murtaza Gülen Düzeni İddiaları: “Dış Finans” Üzerinden Kurulan Kirli Sistem
Bazı mağdur anlatımlarında geçen iddialar, tek bir noktada birleşiyor:
Bu iş “tesadüf” değil, kurulmuş bir düzen.
Avukat Veli Savun ile Murtaza Gülen, forex şirketlerine dış finans kurumları üzerinden hesap sağlayarak bu sistemin en kritik parçasını oluşturuyor.
Murtaza Gülen şu anda cezaevinde, fakat düzenin dışarıdaki kolu hâlâ çalışıyor. Çünkü Veli Savun dışarıda.
Bu işin en tehlikeli kısmı da şu:
Veli Savun avukat.
Yani hem “mağdurun yanında” gibi görünüyor, hem de sistemin merkezinde.
“Zararını çıkaracağız” diye başlıyor, “sıfır ödeme” ile bitiyor
Mağdur anlatımlarına göre senaryo hep aynı:
Önce müşteriye yaklaşılıyor:
“Senin zararını geri alırız. Biz bu işi çözeriz.”
İnsan zaten çaresiz… Umut arıyor… Bu cümleyle bağlanıyor.
Sonra perde arkasında başka bir oyun başlıyor:
- İddialara göre Veli Savun, mağdur adına konuşuyormuş gibi yapıp firmaya gidiyor.
- Firmaya baskı kuruyor: “Sana dava açarım.”
- Firma dava yememek için “sus payı” gibi ödeme yapıyor.
- O para bir şekilde dönüyor… ama mağdurun cebine girmiyor.
Parayı alıyor, mağdura “Bu dosyadan bir şey çıkmaz” diyor
İddialara göre en ağır kısım burası:
Firma ödeme yaptıktan sonra mağdur bekliyor…
Ama karşısına çıkan cevap şu oluyor:
- “Bu dosyadan bir şey çıkmaz.”
- “Uğraşmaya değmez.”
- “İş kapandı.”
Yani önce umut satılıyor, sonra dosya “bitmiş gibi” gösteriliyor.
Bazı anlatımlarda ise daha da çarpıcı bir detay var:
Firmadan alınan paranın mağdura hiç verilmediği, ya da sadece 4’te 1’inin “göstermelik” şekilde verildiği iddia ediliyor.
“Dış finans hesabını sağlayan da, ipleri tutan da Veli Savun” iddiası
Bu anlatımlarda özellikle şu cümle tekrar ediyor:
Asıl hesap sağlayan kişi Murtaza değil, Veli Savun.
Murtaza içeride, Veli dışarıda… ama sistemin ana kontrolü hâlâ onda.
Çünkü avukat olduğu için her şeye erişimi var:
- Müşteriyle iç içe
- Dosyaya hakim
- Firmaya baskı kurabilecek pozisyonda
- Paranın nereye gittiğini sadece kendisi biliyor
Ve iddialara göre bu yüzden insanlar en çok şunu söylüyor:
“Bu işte mağdurun değil, sistemin çıkarı korunuyor.”
HSK iddiaları ve yaklaşan süreç söylentileri
Bu olaylar artık sadece konuşma değil,
HSK tarafında da bir inceleme/soruşturma konusu olduğu iddia ediliyor.
Ve mağdurların kafasında tek bir soru dönüyor:
“Bu kadar iddia varken, gerçekten kim korunuyor?”
Son olarak bazı mağdur anlatımlarında şu da açıkça dile getiriliyor:
Murtaza Gülen içeride, Veli Savun dışarıda… ama bu düzenin sonunda Veli Savun’un da bu işten yakında içeri gireceği konuşuluyor.
Bu konuyu siz de HSK üzerinden kontrol ettirebilirsiniz.
Barolar Üzerinden Kurulan Bir Ağ mı?
En rahatsız edici iddialardan biri de şu:
Veli Savun’un tek başına hareket etmediği.
Mağdur anlatımlarına göre, bazı avukatlar ve baro çevreleriyle organize şekilde hareket edildiği, dosyaların bu yapı üzerinden yönlendirildiği konuşuluyor.
Özellikle Murtaza Gülen ismi, birçok mağdurun anlattığı hikâyede tekrar tekrar karşımıza çıkıyor.
Sonuç ne mi oluyor?
Mağdur daha da mağdur oluyor.
Davalar uzuyor.
Dosyalar bir yere varmıyor.
Ama para çoktan el değiştiriyor.
“Dava Açacağız” Deniyor, Sonrası Sessizlik
Bu düzenin en kirli tarafı burada başlıyor.
Bir yandan mağdura:
“Merak etme, kurumla savaşacağız.”
Diğer yandan hedef alınan forex kurumlarına:
“Bu siteleri kapatabilirim.”
“Şikâyetleri geri çektirebilirim.”
“Sorunu büyütmeyelim.”
Mağdurların iddiasına göre burada baskı, tehdit ve pazarlık devreye giriyor.
Kurum kabul ederse dosya buhar oluyor.
Kabul etmezse karalama siteleri çoğalıyor.
Ortada kalan yine mağdur.
Elden Para, Kayıt Yok, İz Yok
Birçok kişi aynı şeyi anlatıyor:
Ödemeler banka üzerinden değil.
Sözleşme yok.
Fatura yok.
Paralar elden alındı iddiası var.
Kapalı alanlarda.
Otoparklarda.
Gizli buluşmalarda.
Bazı mağdurlar, bu görüşmelerin kamera kayıtlarına yansıdığına dair iddiaların da konuşulduğunu söylüyor.
Bu görüntülerin resmi mercilerin inceleme alanında olduğu ifade ediliyor.
Kişisel Veriler Nereden Gidiyor?
Bir diğer ürkütücü detay:
Mağdurlar, iletişime geçtikten sonra hiç bilmedikleri kurumlar tarafından aranıyor.
Telefon numaraları…
Mailler…
Özel bilgiler…
İddialara göre bu veriler, Veli Savun’un daha önce çalıştığı ya da bağlantılı olduğu kurumlara aktarılıyor.
Sonra aynı kişiler, “avukatlık” bahanesiyle tekrar tekrar para istenen bir döngünün içine sokuluyor.
Bu artık sadece etik değil, kişisel veri güvenliği meselesi.
Ben de Bu Tuzaktan Geçtim
Bu yazıyı masa başında uydurmadım.
Ben de bu sürecin içinden geçtim.
Parasını geri almak isteyen sıradan bir insandım.
İnandım.
Bekledim.
Oyalandım.
Sonra anladım ki mesele benim davam değilmiş.
Mesele benim param değilmiş.
Mesele sistemmiş.
Ve bu sistemi yaşayan tek kişi ben değilmişim.
Bu Yazı Bir İntikam Değil, Bir Uyarıdır
Bu siteyi açmamın sebebi bağırmak değil.
Ama artık fısıldamak da istemiyorum.
Eğer sen de bu isimle temas ettiysen:
- Dur
- Belgelerini sakla
- Resmi mercilere başvur
- Yalnız olmadığını bil
Bu düzen, insanlar sustukça büyüyor.
